10 Aralık 2016 Cumartesi

Yıldızlı gecenin şafağı.


Yıldızlı bir gecenin şafağında tanrıdır her şeyin şahidi
Dolaşır dururum divane misali
Eşlik eder bana en saf hali
Doğanın o eşsiz o güzel sesi


Acı esen rüzgar yakmaz mıymış hiç teni
Kulağımda bir ses, içime işler. Doldur bardağı ey Saki!
Acı çekmeyen bulur muymuş kemali?
Lakin çok acı çektim muallim bilemem en acısı
hangisi


Çiçek selamlar zevcesini öğle vakti
Yahu en derin noktasından kırdılar kalbimi
Der durur, kaf dağında yalnız bir deli
O an hissettim acıyı, bulamadım cevap verecek
kelimeyi


Ay yavaş, süzüle süzüle semada belirdi
Geldi işte benim zamanım aç gönlünü, kalbin
Diye fısıldadı, aşıklar duyabildi yalnızca o kutsal sesi
O an hissettim anı, gecenin en muazzam vakti idi


Yıldızlı bir geceydi, aynı günün ertesi
Aldım elime kalemi. O an geldi ilhamın tatlı meyvesi
Tanrı sevmez miydi, yok muydu zevcesi
Neden bize aşkı tattırdı, hiç mi düşünmez bizi?

Related Articles

0 yorum:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.